AiLE REHBER

Loading

Blog

EŞİM HAKLI

Eşler arasında tartışma anında haklıda haksızda olsanız evliliğinizin devamı için eşiniz haklıymış gibi davranmanız evliliğiniz devamı için önemli bir adım olacaktır. Evliliklerde eşler bir çok konuda tartışa bilir kavga edebilirler eşim haklı daima haklı yöntemi ile eşinizin kendine olan özgüveni ile birlikte size olan sevgisi artacaktır unutmayın bayanlar mülayim erkekleri daha çok sever ve favorilerdir. Evliğinizin devamı için altın kurallar alttaki resimde verilmiştir.

AYRILAN EŞ BİRLEŞİMİ NASIL OLUR

Ayrılan eşlerin yada ayrılma sebepleri gerekçeleri nedenleri ne olursa olsun eşlerin tekrar bir araya gelmesi mümkün değil gibi görünse de aslında mümkün.!

Ayrılan eş taraflarından birinin birleşmeyi istemesi ayrılan eşlerin tekrar birleşmesi için ilk adımdır.! Nasıl mı olacak yada ne yapamam gerek nasıl yapabilirim diyorsanız eşinizle ayrılmanıza temel sebep sorunları ortadan kaldırmakla başlamalısınız. Temel sebeplerin tespiti ile başlayın Ekonomik nedenler, Ten uyumsuzluğu, cinsel uyumsuzluk, şiddet, aile akraba hısım etkenleri, yeteri kadar sevildiğini hissetmemek , frekans uyumsuzluğu (Aynı frekans da olmamak), özgürlüğe düşkün olmak. Bu temel sebepler aşılabilir ve eşler tekrar bir araya gelebilirler. Ayrılan eşlerin tekrar bir araya gelmesi, gerekçeleri ne olursa olsun, doğru iletişim ve anlayış ile aslında mümkündür. Nasılmı ? Bu konu da sorunlarınızı iletebilirsiniz Formu Doldur

Not: Aile rehberi eş birleştirme hizmeti vermez.! Ancak size birleşmeyi nasıl yapabilirsiniz rehberliği hizmetini verir ve bilgi akışı sağlar.

GELİN KAYNANA SORUNLARI

Çoğu evlilikte, eşin ailesiyle yaşanan problemler kayınvalide-gelin üzerinde yoğunlaşır. Özellikle evin ve
ailenin kontrolünün annenin elinde olduğu ailelerde, bu sınırlara yeni bir kadının girmesi, annenin, kontrolü yitireceği kaygısına kapılarak olumsuz hareketlerde bulunmasına ve farkında olmadan gelinini düşman olarak algılamasına sebep olabilir. Ayrıca bazen annelerin oğullarını kaybetme endişesine bağlı olarak gelinleri üzerinde tahakküm kurmayı tercih etmeleri de gelin ile kayınvalide arasında yaşanan problemin nedeni olabilir. Aynı şekilde kayınvalide kavramına karşı ön yargılı bir yaklaşım sergileyen gelinler de kayınvalide-gelin ilişkisinde sorunlara sebep olurlar. Gelinin ön yargılar nedeniyle daha baştan olumsuz tavırlar sergilemesi, kayınvalidenin kişiliğini kendi annesininkiyle kıyaslaması, kayınvalidesinden aşırı beklentiler içinde olması gibi durumlar, gelin kaynana çatışmalarını doğurabilir.

Eşimle Ailem Arasında Kaldım.!
Evli bireylerin bir kısmı eşinin ailesiyle problemler yaşamakta ve bu problemleri çözmekte zorlanmakta-
dırlar. Pek çok kişi de kendisini eşiyle ailesi arasında çözümsüz kalmış hissetmektedir. Aslında bu durumların bir kısmı, iletişim hatalarından kaynaklanır. Çoğu zaman bu konuda bir problem yaşayan eşin istediği şey, kendisini rahatça, eleştirilmeden ifade edebileceği bir eş desteğidir; eşinin kendisini anlayabildiğini hissetmektir. Oysa kimi zaman eşi bunun yerine probleme odaklanmadan hemen savunmaya geçmekte, onun ailesindeki sorunları ortaya dökmeye çalışmakta, eski defterleri karıştırarak konuşmakta, “Beni karıştırma!” şeklinde bir yaklaşımda bulunmakta, vurdumduymaz davranmakta, ailesiyle ilgili konuşmalara aşırı tepki göstermektedir. Bu da yaşanan problemin eş ile aile arasında kalmaktan çıkıp evlilik ilişkisine yansımasına sebep olmakta ve eşler arasında sorun doğurmaktadır. Problem ne kadar çözümsüz görünürse görünsün, kişinin eşini anladığını belirtmesi, onun yakınmalarını sabırla, savunmaya veya karşı suçlamaya geçmeden dinlemesi onu rahatlatır. Pek çok birey, eşinin ailesiyle yaşadığı problemleri görmezden gelme veya olaya karışmama yolunu seçmektedir. Burada ailesini incitme, onların onay ve güvenlerini yitirme gibi kaygılar söz konusudur. Ancak kişi sergilediği bu yaklaşımın eşini incitmeyi seçmek olduğunu görmezden gelmektedir. Yaşanan bir problemin eşi üzerindeki olumsuz etkisini anlamaya çalışmak, problemin çözümünde aileden iş birlikli bir yaklaşım talep etmek önemlidir. Ancak bazen çözümsüz gibi görünen problemlerde kişinin sadece eşini anladığını belli etmesi bile çözüm olabilir.

HISIM AKRABA VE EVLİLİĞİMİZ

Eşlerin ailelerinin çiftin evlilikleri üzerindeki müdahaleleri bir sorun olabileceği gibi, çiftlerden herhangi birinin kendi ailesinden sağlıklı bir şekilde ayrışamaması, dolayısıyla kendi evliliğinin sorumluluğunu taşıyamaması ve evliliğine yeterince sahip çıkamaması da diğer bir sorun alanını oluşturmaktadır.

  • akrabaların evlilik ilişkisine olumlu ve olumsuz etkileri konusunda bilgiler,
  • hem gelin ve damatlara hem de kayınvalide ve kayınpederlere yönelik pratik öneriler
    yer almaktadır.


Karı kocanın anne babaları ve her iki taraftan akrabalar, evlilik ilişkisinde ve hayatta geniş aile gücünü ve desteğini sağlayan kaynaklar olabileceği gibi birer stres faktörü de olabilirler. Aile büyükleri ve akrabalarla kurulacak sağlıklı iletişim ve dolayısıyla oluşması arzulanan geniş aile desteği, çekirdek ailenin kendini güçlü hissetmesini sağlayan ve hayatta yalnız olma duygusunu azaltan bir nitelik taşır. Öte yandan eşin ailesiyle yaşanan anlaşmazlıklar evlilik ilişkisi üzerinde olumsuz ve hatta yıkıcı etkiler oluşturabilir. Eşlerin aileleriyle ilgili anlaşmazlıklar özellikle evliliğin ilk yıllarında daha fazla sorun olabilmektedir. Ancak eşlerin her ikisinin de öncelikle kendi evliliklerinin kıymetini bilerek ve ilişkilerine sahip çıkarak geliştireceleri çözümcü yaklaşımlar, bu konuda yaşanan çatışmaları azaltabilir.


Sorun Nereden Kaynaklanıyor?
Eşlerin ailelerinden kaynaklanan ve evlilik ilişkilerine sorun olarak yansıyan problem alanları şu başlıklar
altında toplanabilir:

  • Eşin ailesinin âdet ve ananelerine uyum sağlayamamak
  • Eşlerden birinin anne babasına olan aşırı bağlılığı.
  • Eşin ailesinin damat veya gelini benimseyememesi.
  • Eşlerden birinin ailesiyle gereğinden fazla zaman geçirilmesi.
  • Eşlerden birinin veya her ikisinin de kendi ebeveynlerinden gereğince bağımsızlaşamaması,
    dolayısıyla kendi evliliğine sahip çıkamaması, evlilik ilişkilerinin sorumluluğunu taşıyamaması.
  • Eşlerden birinin ailesine maddi yönden bağlı olmak.
  • Ailelerin çiftin hayatına ve kararlarına sürekli karışması.
  • Eşlerden birisinin ailesiyle ilgili eleştirileri duymaya tahammül edememesi.
  • Eşlerden birisinin, ailesinin çok fazla etkisi altında kalması.
  • Çiftin ebeveynlerinden herhangi birisinin eve teklifsizce girip çıkması.
  • Çiftin ebeveynlerinden birinin aşırı koruyucu davranması.

EŞLERE SİHİRLİ REÇETE

E v l i l i k v e A i l e H a y a t ı

  • Eşlerin birlikte kaliteli zaman geçirmelerinin önün-
    deki en büyük engel zaman problemidir. Ancak bu
    konuda gerçekten niyetli ve kararlı olduklarında en
    meşgul çiftler bile mutlaka ortak bir zaman bula-
    bileceklerdir. Bunun için gün içinde nelere zaman
    ayırdığınızı düşünün. Bunları listeleyin. Hangile-
    rinden vazgeçebileceğinize karar verin.
  • Her hafta belirli bir günde en az iki
    saatinizi sadece eşinizle baş başa yapacağınız
    herhangi bir şeye ayırın. Gün ve saati eşinizle
    beraber önceden kararlaştırın. Kararlaştırdığı-
    nız gün ve saate sadık kalarak bir arada olmaya
    ve bu saatleri baş başa geçirmeye gayret edin. En
    az üç ay boyunca bu plana sadık kalmaya çalışın.
    Bunun ilişkinizi ne kadar geliştirdiğini görmekten
    mutluluk duyacaksınız.
  • Eşinizle geçirdiğiniz zamanın süresi kadar kalitesi de
    önemlidir. Seçeceğiniz faaliyetlerin eşinizle karşı-
    lıklı ilişkinizi güçlendirecek nitelikte olmasına özen
    gösterin.
  • Eşiniz ve çocuklarınızla birlikte vakit geçirirken
    harcadığınız paraya değil, geçirdiğiniz zamana odaklanın.

EVLİLİKTE CİNSEL HAYATLA İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR

Evlilikte Cinsel Hayatla İlgili Yanlış İnanışlar Uzun süreli evliliklerde eşler arasında cinsellik heyecanını yitirir mi? Yapılan araştırmalar, tek eşli ve uzun süreli beraberliklerde, eşlerin cinsel hayatlarının daha doyurucu olduğunu ve çiftlerin kendilerini daha fazla güvende hissettiklerini göstermektedir. Bu durum kısa ve gelip geçici ilişkilere nazaran, uzun süreli beraberliklerde, çiftlerin birbirlerini her açıdan çok iyi tanıyor olmalarına, istek ve beklentilerini birbirlerine daha rahat ve çekinmeden ifade edebilmelerine bağlanmaktadır. Evliliklerde ilerleyen yıllar ve yaşla birlikte cinsel ilişki sıklığının azalması son derece normaldir. Önemli olan ilişki sıklığı değil, her iki eş için de doyurucu ve ilişkiyi destekleyici bir yaşantı olmasıdır. Her sorunlu evlilikte mutlaka aldatma durumu yaşanırmı? Aldatmanın genel olarak çiftler arasındaki etki- leşimin bozulması ile bağlantısı vardır. Ancak bu bir mazeret sayılamaz. Aldatma aslında bireylerin kişilik ve ahlak gelişimlerindeki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Bireysel olgunlaşma ve gelişimlerine değer ve emek veren kişiler, evliliklerinde sorun yaşasalar bile aldatma yoluna başvurmak yerine sorunlarıyla yüzleşip çözüp aramaya çabalarlar.

Çözüm:

Açıkça Konuşmak Eşlerin kendilerini ifade etmekte en çok zorlandıkları alan cinselliktir. Genellikle bu konuda konuştukları, istek ve beklentilerini ifade ettikleri zaman eşlerini incitmekten veya eşleri tarafından reddedilmekten çekinirler. Bu konu hakkında konuşmaya karar verdiklerinde bile genellikle utanır veya fikirlerini en kısa yoldan bir an önce ifade edip kurtulmaya çalışırlar. Oysa bu konudaki problemler genellikle evliliğin diğer problem alanlarına da yansımakta, evlilik çatışma Cinsellik duygusal açıdan eşlerin tatminini sağlayan güçlü bir bağdır. Ancak sadece duygusal değil, fiziksel bir gereksinim olduğunu da unutmamak gerekir. Eğer cinsel sağlığınızla ilgili bir sorununuz varsa bir doktorla görüşmeyi ihmal etmeyin. Eşlerin cinsellikleriyle ilgili problemlerini çözebilmeleri için bu konuda istek ve ihtiyaçlarını açık ve net bir biçimde birbirleriyle paylaşmaları kritik önem taşımaktadır. Eşlerin birbirlerinin bu konudaki duygularının çok hassas olabileceğini dikkate almaları gerekir. Tartışma esnasında sevgi dolu ve nazik bir yaklaşımdan uzaklaşmamaya gayret edilmelidir.

EVLİLİK AİLE TERAPİSİ NEDİR.

Evlilik ve Aile Terapisi Nedir? Evlilik terapisi, beraberliklerinde bir sorun yaşayan çiftlere uygulanan ve ilişkilerini geliştirmeye yönelik müdahalelerdir. Uzmanlık alanı evlilik ilişkisi ve sorunları olan bir uzman tarafından yapılır. Terapiye eşlerin beraber gitmesi önerilir. Ancak tek eşin başvurusuyla da gerçekleştirilebilir. Evlilik Terapisine Ne Zaman Başvurmalıyım?

  • Bu bölümde önerilenleri dikkat ve itina ile uygu-
    ladıktan sonra hâlâ evlilik ilişkinizde olumlu bir
    gelişme gözlemleyemiyorsanız,
  • Evlilik ilişkinizdeki sorunlar sebebiyle kendinizi
    çaresiz ve çözümsüz hissediyorsanız,
  • Eşinizle aranızda yoğun bir öfke, kırgınlık veya
    kızgınlık varsa,
  • Aranızdaki kavgalar itişip kakışma veya fiziksel
    şiddetle sonuçlanıyorsa,
  • Eşinizle aranızda hemen hemen hiç iletişim yoksa,
  • Eşinizle aranızda olumlulardan daha çok olumsuz
    olaylar yaşanıyorsa,
  • Eşinizde ya da sizde alkol, uyuşturucu,
    kumar bağımlılığı varsa
  • Eşinizde akıl sağlığı problemi varsa,
  • Eşinizden şiddet görüyorsanız,
  • Cinsel ilişkinizde çözümleyemediğiniz
    sorunlarınız varsa,
  • Evliliğinizde aldatma sorunu yaşandı veya
    yaşanıyorsa,
  • Boşanma düşünceniz varsa en kısa zamanda bir uzmana başvurmalısınız!

AİLE İÇİ ŞİDDET

Aile içi şiddet eşlerden birinin diğerine karşı sözel, duygusal, psikolojik veya cinsel yönden istismarda
bulunması yoluyla üstünlük kurmasıdır. Aile içi şiddet her ülkede olduğu gibi ne yazık ki ülkemizde de
yaşanan bir durumdur. Üstelik toplumun her kesiminde görülür. “Kol kırılır, yen içinde kalır.” düşüncesi,
kimsenin kendisine yardım edemeyeceğini düşünmek ya da yaşadıklarının istismar olduğunu fark etmemek şiddete maruz kalmayı kolaylaştırmaktadır. Eğer aşağıdaki durumlardan herhangi birinden muzdaripseniz bu konuda yardım arayışına girmeyi düşünmelisiniz:

  • Evinizde kendinizi huzurlu hissetmiyorsanız.
  • Evinizi güvenli ve barış dolu bir yer olarak görmüyorsanız.
  • Kendinizi evinizde sanki bir hapishanede gibi hissediyorsanız.
  • Eşinizden sürekli olarak hakaret görüyorsanız.
  • Eşiniz size isim takma, aşağılama, hor görme, bağırma,
    hakaret etme gibi incitici davranışlar sergiliyorsa.
  • Eşinizden herhangi bir sebeple korkuyorsanız.
  • Eşiniz tartışmalarınız esnasında eşyaları fırlatma
    kırıp dökme gibi tavırlar sergiliyorsa.
  • Eşiniz sık sık üzerinize yürüyorsa.
  • Sizi dövüyor veya yaralıyorsa.
  • Canınızı acıtıyor, teninizi morartıyor, sıkıyor, sarsıyor, itip kakıyor veya tekmeliyorsa.
  • Size karşı nefret dolu tavırlar sergiliyorsa.
  • Çocuklarınıza aynı şekilde şiddet uyguluyorsa.
  • Sizi aileniz veya arkadaşlarınızla görüştürmüyorsa.
  • Sizi parasız bırakıyorsa veya mallarınızı elinizden alıyorsa.
  • Çalışmanıza izin vermiyor ya da sizi zorla çalıştırıyorsa.
  • Evdeki evcil hayvanınıza şiddet sergiliyorsa.
  • Sizi herkesin içinde aşağılıyor veya size kötü davranıyorsa.
  • Cinsel ilişki sırasında şiddet uyguluyor, canınızı yakıyor veya sizi istemediğiniz davranışlara zorluyorsa. Sadece bir kez böylesi bir duruma maruz kalmış olsanız bile, bunun ileriye yönelik bir gösterge olabileceği AEP Aile Hukuku kitabı, Aile İçi Şiddet bölümünü göz önünde bulundurmalısınız ve gerekli önlemleri almalısınız. Unutmayın ki kimse şiddeti hak etmez.

Aile içi şiddeti durdurmak yada kurtulmak istiyorsanız bir aile rehberinden yardım alın. Soru ve iletişim için iletişim kısmındaki formu doldurun gönderin size eposta ile dönüş yapılacaktır.

EŞİNİZLE TARTIŞMA ESNASINDA

Eşinizle Tartışmalarınız Esnasında Neler Olup Bittiğinin Farkında mısınız? Sorunlarını çözmekte genellikle başarısız olan çiftler, tartışmalar esnasında işe yaramayan aynı tartışma kalıplarını kullanıp durmaktadırlar. Sergiledikleri tavırlar problemin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı hâlde bu böyle sürüp gitmektedir. Oysa tartışma başladığı esnada tarafların kendilerini sakinleştirecek yöntemler bulması tartışmaların büyümesini engelleyebilir. Çatışmalarla başa çıkmak için eşlerin birbirlerini eleştirme, hâkimiyet kurma, tartışmadan kaçınma, sözel saldırganlık gibi tepkiler verdikleri görülmektedir. Butip başa çıkma tarzları, eşlerin evlilik doyumlarının azalma sebepleri arasında yer almaktadır. Bugünü tartışırken geçmişe dönmek ve geçmişte yaşanan olumsuzlukları tekrar tartışmaya başlamak da sık yapılan bir davranıştır. Bu tavır sadece tartışmayı büyütür ve eşleri yorar. Çatışma çiftlerin problemlerini çözümlemelerine asla yardımcı olmaz. Aksine kırgınlık, anlaşılmama hissi, yalnızlık duygusu, gücenmişlik, ümitsizlik, hüzün, çaresizlik, öfke, kin gibi olumsuz duyguların doğmasına neden olur. Üstelik bir müddet sonra bu duygular çiftlerin birbirlerine sadece sözel olarak değil, davranışsal olarak da negatif tavırlar sergilemelerine yol açar. Oysa sakin, ılımlı, güvenli bir tartışma, problemin çözümünü ve hatta çiftlerin birbirlerine yakınlaşmalarını sağlayabilir.

EVLİLİKTE SIKÇA YAŞANAN SORUNLAR

Evlilikte Sıklıkla Yaşanan ve Çatışmaya Neden Olan Sorunlar.!

  • Eşlerin çatışma ve problem çözme becerilerinde eksiklikler
  • Evliliğe yönelik gerçekçi olmayan beklentiler
  • Ailedeki rol dağılımı konusunda eşlerin birbirlerinden farklı beklentilere sahip olmaları
    (kimin yemekleri yapacağı, kimin ev dışında çalışacağı, kararları kimin alacağı vb.)
  • Cinsiyet farklılıkları (kadınlar ve erkeklerin ilgi, davranış, alışkanlık vb. genel farklılıkları)
  • Ekonomik sorunlar (mevcut paranın nereye harcanacağı, ne kadar para harcanacağı, ne
    kadarının biriktirileceği vb.)
  • Eşlerin aralarındaki iletişimin yetersiz veya hatalı olması
  • Akrabalara ilişkin sorunlar
  • Cinsel sorunlar (cinsellik hakkındaki beklentileri ifade edememek, zorlayıcı tavırlar vb.)
  • Çocukların büyütülmesi ve disiplini ile ilgili fikir ayrılıkları (çocuğun gideceği okul konusunda
    görüş farklılıkları, eşlerden birinin diğerinin çocuğu şımarttığını düşünmesi vb.)
  • Din, mezhep, kültür, değer, politik görüş farklılıklarından kaynaklanan sorunlar
  • Eşlerin birbirlerine yeterince vakit ayıramamaları
  • Eşlerden birinde alkol, uyuşturucu kumar vb. bir bağımlılık bulunması
  • Eşlerden birinin psikolojik sorunlarının olması
  • Özel konular (çiftin çocuk sahibi olamaması, çocuk sayısı hakkında anlaşamamak, eşlerden birinin işkolik olması, aldatma, kıskançlık vb.)

Sorularınız için iletişim kısmındaki formu doldurup bize gönderin sorularınızı eposta ile kısa sürede cevaplıyoruz.

AİLE YAPISI

Aile Yapısı Ailede duygusal bağlılık oranı oldukça yüksektir. Buda ailenin herhangi bir sorunla karşı karşıya kaldığı zaman bir araya gelmesini kolaylaştırmaktadır. Ailenin değerleri arasında şunlar sayılabilir.

  • Aile üyeleri arasında sevgi, dayanışma ve yardımlaşma.
  • Aile üyelerinin birbirlerine bağlılığı.
  • Aile büyüklerine saygı.
  • Usulüne uygun evlilik (söz kesme, nişan, nikâh,
    düğün vb.)
  • Sapmalardan uzak bir aile yapısı.
  • Aile birlikteliği.
  • Ailenin kutsallığı.


Derdini Söylemeyen Derman Bulamaz.! Eşinizle baş başa, bölünmeden konuşabileceğiniz uygun bir zaman ve ortam ayarlayarak aşağıdaki etkinliği uygulayın.

  • Eşinizle yan yana rahatça oturabileceğiniz bir koltuğa geçin.
  • Eşinizin elini tutun veya ona sarılın.
  • Yumuşak ve sakin bir ses tonu ile ilişkinizde
    neye ihtiyacınız olduğunu, neden buna ihtiyaç
    duyduğunuzu ve eşinizden bunun için ne
    yapmasını istediğinizi ona söyleyin.
  • Eşinizin de size kendi ihtiyacını belirtmesini isteyin.
  • Birbirinizin belirttiği ihtiyaçlar konusunda karşılıklı olarak neler
    yapabileceğinizi tartışın.

MUTLU EVLİLİĞİN ÖNÜNDEKİ 10 ENGEL

Mutlu Bir Evliliğin Önündeki 10 Engel

  1. Bencillik.
  2. Dış çevre baskısı kayınvalide, kayınpeder, arka
    daşlar vb.
  3. Evlilikten gerçek dışı beklentiler.
  4. Evliliğini geliştirmeye ve iyileştirmeye karşı istek-
    sizlik bk. Kadın ve Erkek bölümü.
  5. Eşlerin birbirlerine olan bağlılıklarında eksiklik.
  6. Düşmanca davranmak
  7. Küskünlükleri uzatmak
  8. Aile içi şiddet
  9. Birlikte yeterince zaman geçirmemek
  10. Sürekli suçlayıcı ve eleştirici tavırlar içerisinde
    olmak

SAĞLIKLI EVLİLİK

Sağlıklı toplumun temelini sağlıklı aile oluşturur. Sağlıklı aile ise gücünü sağlıklı bir karı koca ilişkisinden alır. Sağlıklı evlilik ilişkisi, bireylerin ruhsal ve fiziksel sağlıkları üzerinde olumlu etkiler yaratan bir güce sahiptir. Böyle bir aile ortamı içerisinde yetişen çocukların ruh sağlıkları da olumlu gelişir.

  • sağlıklı bir çift ilişkisinin temel unsurları hakkında
    bilgi verilmekte,
  • sağlıklı bir evlilik için yapılması ve yapılmaması gere-
    kenlere değinilmektedir.


Hayatta her şey gibi mutlu olmak da çaba ister. Mutluluk kişilerin birbirleriyle sağlıklı ve doyurucu etkileşimler kurmaları sonucunda vardıkları bir noktadır. Sağlıklı bir ailenin temelinde sağlıklı bir çift ilişkisi yatmaktadır. Stres yüklü bir karı koca ilişkisi, ailenin tüm bireylerine doğrudan stres olarak yansır. Eşlerin sahip oldukları iletişim yetenekleri, birbirleriyle anlaşmaları, birbirlerine karşı sevgi ve muhabbet içeren tavırlar sergilemeleri, çocuklarının ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için en güçlü anahtardır.
Herkes hayatta zaman zaman zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklar karşısında öfke, gerginlik, çaresizlik, güvensizlik gibi olumsuz duygulara kapılabilir. Bütün bunlar ne kadar sıkıntı verici gözükse de aslında zorluklar ve stres karşısında gösterilen normal tepkilerdir. Önemli olan, bu duyguların farkında olmak, neden böyle davrandığını veya hissettiğini anlayabilmek ve tüm bunları olumluya çevirebilmek için çaba göstermektir. Evliliklerde eşler arasındaki iletişimi etkili kılan unsur, eşlerin birbirlerinin düşüncelerini, fikirlerini, duygularını dikkate almalarıdır. Sağlıklı bir iletişime sahip çiftler, birbirlerine güven duyarlar ve fikirlerini yargılanmaktan korkmaksızın ifade ederler.


Sağlıklı Bir Evlilikte Karı Koca…

  • Birbirlerine sadıktırlar.
  • Birbirlerinin aynı zamanda arkadaşıdırlar.
  • Birbirlerine hem sevgi hem de saygı duyarlar.
  • Birbirlerini oldukları gibi kabul etmeyi bilirler.
  • Geleceğe dair ortak ideallere sahiptirler.
  • Çatışmaları çözmeyi başarırlar.
  • Birbirlerine duygu ve düşüncelerini net bir şekilde,
    korkmadan, kaygı duymadan ifade edebilirler.
  • Birbirlerine bağlılık ve güven duyarlar.
  • Birbirlerinin kişisel amaçlarını ve başarılarını des-
    teklerler.
  • Düzenli ve sağlıklı bir cinsel hayat sürerler.
  • Birlikte yeterince zaman geçirirler.
  • Birlikte geçirdikleri zamandan zevk alırlar.
  • Maddi konulardan kaynaklanan problemler yaşa-
    mazlar ya da problemlerini kolay çözerler.
  • Birbirlerinin ailelerinden kaynaklanan çok fazla
    çatışma yaşamazlar.
  • Çocukların yetiştirilmesi konusunda ortak fikirlere
    sahiptirler.
  • Çocukların bakımı konusunda iş birliği içindedirler.
  • Tartışmalar esnasında birbirlerini incitecek kelime-
    ler sarf etmemeye özen gösterirler.
  • Birbirlerine karşı fiziksel ve sözel şiddet uygula-
    mazlar.
  • Dinî ve politik görüşleri ortaktır veya en azın-
    dan birbirlerinin görüşlerine saygı gösterirler.
  • Evliliklerine ait gerçekçi olmayan beklentiler
    taşımazlar.
  • Evliliklerinde güç paylaşımı konusunda anlaşma-
    ya varmışlardır.
  • Birbirlerinin hatalarına karşı affedici davranırlar.
  • Birbirlerine karşı destekleyici bir tavır içerisindedir.

EVLİLİĞİN DEVAMI

Evliliğin Devamı İçin Aşk Şart mıdır? İletişim becerilerini geliştirmek, sağlıklı evlilik ilişkisi
hakkında bilgilenmek ve öğrendiklerini uygulamak için çaba göstermek, her ilişkinin gidişatını olumlu
etkiler. Evliliği aşkın bitmesi değil, çiftlerin birbirleriyle arkadaş olmayı başaramaması öldürür. Eşinizle
aranızdaki yakınlık, öncelikle birbirinizi iyi tanımanız ve iyi birer dost olmayı başarmanızla gelişir.

SAĞLIKLI BİR EVLİLİK

SAĞLIKLI BİR EVLİLİK Sağlıklı toplumun temelini sağlıklı aile oluşturur. Sağlıklı aile ise gücünü sağlıklı bir karı koca ilişkisinden alır. Sağlıklı evlilik ilişkisi, bireylerin ruhsal ve fiziksel sağlıkları üzerinde olumlu etkiler yaratan bir güce sahiptir. Böyle bir aile ortamı içerisinde yetişen çocukların ruh sağlıkları da olumlu gelişir.

  • sağlıklı bir çift ilişkisinin temel unsurları hakkında
    bilgi verilmekte
    .
  • sağlıklı bir evlilik için yapılması ve yapılmaması gerekenlere değinilmektedir.


Hayatta her şey gibi mutlu olmak da çaba ister. Mutluluk kişilerin birbirleriyle sağlıklı ve doyurucu etkileşimler kurmaları sonucunda vardıkları bir noktadır. Sağlıklı bir ailenin temelinde sağlıklı bir çift ilişkisi yatmaktadır. Stres yüklü bir karı koca ilişkisi, ailenin tüm bireylerine doğrudan stres olarak yansır. Eşlerin sahip oldukları iletişim yetenekleri, birbirleriyle anlaşmaları, birbirlerine karşı sevgi ve muhabbet içeren tavırlar sergilemeleri, çocuklarının ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için en güçlü anahtardır. Herkes hayatta zaman zaman zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklar karşısında öfke, gerginlik, çaresizlik, güvensizlik gibi olumsuz duygulara kapılabilir. Bütün bunlar ne kadar sıkıntı verici gözükse de aslında zorluklar ve stres karşısında gösterilen normal tepkilerdir. Önemli olan, bu duyguların farkında olmak, neden böyle davrandığını veya hissettiğini anlayabilmek ve tüm bunları olumluya çevirebilmek için çaba göstermektir. Evliliklerde eşler arasındaki iletişimi etkili kılan unsur, eşlerin birbirlerinin düşüncelerini, fikirlerini, duygularını dikkate almalarıdır. Sağlıklı bir iletişime sahip çiftler, birbirlerine güven duyarlar ve fikirlerini yargılanmaktan korkmaksızın ifade ederler.

YENİ EVLİ ÇİFTLERDE MUHTEMEL SORUNLAR

Yeni Evli Çiftlerin Zihnini Meşgul Eden ve İleride Problemlere Yol Açması Muhtemel Sorunlar Yeni evli çiftlerin kaygı duydukları ve zihinlerini fazlasıyla meşgul eden problem durumları şunlardır;

  • Aralarındaki yakınlık ve romantizmde azalma his-
    setmeye başlamaları
  • Yaşanan çatışmaların yarattığı hayal kırıklığı
  • Birlikte yeterince eğlenememeye başlamak
  • Eşlerden birinin veya her ikisinin sergilediği bencillik
  • Eşe duyulan saygının azalması
  • Eşlerin aileleri arasındaki sıkıntılar
  • Eşin ailesinin âdet ve ananelerine uyum sağla-
    mada zorlanmak
  • Bütçeyi ayarlamakta zorlanmak
  • Çok fazla para harcamak
  • Eşlerden birinin veya her ikisinin kendi aile-
    sine çok fazla bağlı olması
  • Cinsel hayatla ilgi problemler
  • Alkol ve madde bağımlılığı
  • Fiziksel istismar
  • Duygusal istismar
  • Evlilikten gerçek dışı ve aşırı beklentiler
  • Evlenmiş olmaktan dolayı pişmanlık duymaya baş-
    lamış olmak
  • Erkeğin ve kadının evliliklerine ve evlilikteki rolleri-
    ne karşı sorumsuz tutumları


Eğer bunlardan herhangi biri hissedilmeye başlandıysa bu konu hakkındaki duygular eşler en kısa Sürede paylaşılmalı ve beraberce çözüm aranmalıdır. Evlilik tek taraflı bir ilişki biçimi değildir.

Evlilikteki her türlü problem eşlerin karşılıklı katılımıyla çözülebilir. Bazen karşılıklı katılıma rağmen problemler çözülemeyebilir. Bu durumda dışarıdan yardım almak gerekebilir. Bu da yine eşlerin birlikte
karar vermeleri gereken bir husustur. Örneğin alkol ve madde bağımlılığı veya fiziksel istismar gibi

bir uzmanın müdahalesini gerektirecek nitelikte bir problem söz konusu ise eşler en kısa sürede gerekli girişimde bulunmalıdırlar.

EVLENİNCE ROMANTİZİM BİTERMİ

Evlenince Romantizm Biter mi? Yeni evli çiftlerin evlendikten sonra aralarındaki romantik ilişkide bir azalma hissetmeleri normal bir durumdur. Romantizm duygusu, çiftin birbirini tanımaya ihtiyaç duydukları nişanlılık döneminde, birbirlerine yakınlaşmalarını kolaylaştıran bir duygudur. Oysa nişanlılık dönemini geride bırakarak yeni evlilik dönemine giren çift, artık birbirleri ile yeni koşulları ve rolleri içerisinde karşı karşıyadırlar. Yapmaları gereken, birbirlerini evlilik ilişkisi içerisindeki yeni rolleri ile tanımak ve bu sefer de yeni evli bir çift olarak romantizmi keşfetmektir ve Sonsuza Dek Mutlu Yaşadılar Pek çok birey evliliğine, okuduğu romanların, izlediği filmlerin, dinlediği masalların etkisi altında birtakım anlamlar yüklemektedir. Bu tip masalların, hikâyelerin veya romanların tek gerçeği, çiftin sonsuza dek mutlu yaşamasıdır. Bu türden yanlış inanışlar kişinin evliliğine dair gerçekçi beklentiler oluşturmasını engeller ve hayal kırıklıkları yaşanmasına neden olur. Hiç sorun yaşanmayan bir evlilik, gerçek hayatta mümkün olmayan bir durumdur. Önemli olan hiç tartışma yaşamamak değil, tartışmaları başarıyla çözümleyebilmektir. Problemsiz çift yoktur. Problemini çözemeyen çift vardır.

Aşamadığınız konular için aile rehberi ve danışmanlardan destek alın.

HER EVLİ ÇİFTİN ÖĞRENMESİ GEREKEN

Her Evli Çiftin Öğrenmesi Gereken Temel Beceriler

  • İletişim becerileri
  • Problem çözme becerileri
  • Evlilikte rol paylaşımı
  • Ebeveynlik becerileri
  • Bütçe idaresi
  • Cinsel yaşam

Aşamadığınız konular için aile rehberi ve danışmanlardan destek alın.

BİRLİKTE YAŞAMAK

Eşler birlikte yaşamayı öğrenmek için

  • Problem çözme becerilerini geliştirmelidirler.
  • Çatışmalar esnasında aralarındaki saygıyı koruyabil-
    melidirler.
  • Tavırlarındaki samimiyet ve içtenliklerini bozma-
    mak için gayret göstermelidirler.
  • Bir sevgili olmanın ötesinde dost olabilmeyi de
    öğrenmelidirler.
  • Birlikte ortak kararlar alabilmeyi öğrenmelidirler.
  • Hayata ve evliliklerine dair ideallerini koruyabilme-
    lidirler.
  • Birbirlerinden oldukça farklı aile ortamlarından
    geldiklerini unutmadan, birbirlerine alışmalarının
    zaman alacağını ve çaba göstermeleri gerektiğini
    dikkate almalıdırlar.

AŞK HERŞEYİ HALLEDERMİ

Evlendikten sonra eş seçiminden dolayı pişmanlık duyan bireylerin genellikle

  • evlenmeden önce eşlerinde var olan problemleri
    görmezden geldikleri,
  • evlenmeden önce ilişkilerinde var olan prob-
    lemleri görmezden geldikleri,
  • evlilikten gerçek dışı veya abartılı beklentileri
    olduğu,
  • karşısındaki kişinin mizaç özellikleri ve bu
    özelliklerin kendisiyle uyuşmasından ziyade
    fiziksel özelliklere dikkat ederek evlendikleri,
  • aşkın her türlü problemi halletmekte yeterli
    olduğuna inandıkları
    görülmektedir.